Özürlü mü Engelli mi
Özürlü yerine engelli sözcüğünün kullanılmasının doğru olmadığına
ilişkin olarak Altı Noktanın Sesi dergisinin Haziran 2003 sayısında yayımlanmış
yazımın kopyası aşağıdadır.
Özürlü müyüz, engelli miyiz?
Okul, dernek, vakıf adlarında; gazete haberlerinde, radyo ve televizyon
yayımlarında; dahası kendi konuşmalarımızda bazen özürlü, bazen de engelli
sözcüklerinin kullanılmakta olduğunu duyuyor, okuyoruz. Bu iki sözcük
karşısında bir takım sorular takılıyor kafama:
"Şu veya bu sakatlığın yükünü sırtımızda taşımakta olan
biz körler, biz kolsuzlar, biz sağırlar, dilsizler, biz felçliler biz ,,,
biz ... evet, bizler özürlü müyüz, engellimiyiz? Yoksa hem özürlü, hem de
engelli miyiz?"
"Engelli ile özürlü sözcükleri eş anlamlı mıdır da birbirlerinin yerine
kullanılmakta?"
Bu sorulara duygusallıktan uzak, nesnel bir yanıt bulmak için özürlü ve
engelli sözcüklerinin genel anlamları üzerinde durarak konuyu irdelemek
istiyorum.
Özür sözcüğü, bir şeyde veya bir insanda bulunması olağan niteliklerden ve
özelliklerden bir veya birkaçının eksikliği anlamına gelen bir terimdir.
Kendisinde özür sayılacak bir eksiklik olan kişiyi anlatmak için "özürlü"
sözcüğünü kullanırız. Engelli sözcüğüne gelince, , ilkin bu sözcüğün
türetildiği "engel" sözcüğü üzerinde durmak uygun olacaktır. Gerçek anlamda
engel, bir şeyi yapmayı, bir şeyden yararlanmayı veya bir şeyin meydana
gelmesini önleyen etkendir diyebiliriz.
Bu tanımlamaya bakarak, körlüğü veya sağırlığı ya da topallığı bir engel
sayanlar; bundan dolayı "engelli" sözcüğünün kullanılmasının doğru olduğunu
ileri sürenler çıkacaktır.
Bu yorumu benimseyecek olursak, engellerle çevrilmiş olmanın kaynağının
kendimizde bulunduğunu kabul etmiş olmaz mıyız?
Umutmayalım ki sakatlığımızı bize bir engel gibi gösteren kaynak
çevremizdir. Başka deyişle engeller dışımızdadır. Üstelik bir sakatlığın,
söz gelimi körlüğün engelliliğin kaynağı olarak kabul ettiğimiz zaman, ne
olduğu aşağı yukarı belirli ve değişmeyen bir durumu değişken bir durumla
karıştırmış oluruz. O zaman karşılaştığımız engelleri aşmaktan veya temelli
kaldırmaktan nasıl söz edebiliriz? özürlülük tanımlanabilen , kapsamının ne
olduğu belirli olan bir durumdur. Bireyden bireye değişen anlamlar taşımaz.
Engellilik ise kapsamı ve derecesi kişiden kişiye değişen bir durumu
anlatır. Bundan dolayı anlamı, özürlülük gibi genel değil,
bireyseldir.
Alnımıza engelli etiketini yapıştırırsak, değiştirmek için çaba
gösterdiğimiz bir durumu, değiştiremeyeceğimiz bir duruma dönüştürmüş
oluruz. özürlü gruplarını çağdaş hedefi; engelleri azalta azalta her insan
kadar engelsiz bir yaşama kavuşmak değil midir?
Bireysel seçimlere kimse karışamaz. özürlü olmak yerine engelli olmayı
tercih edenler tabi ki olabilir; ama binlerce Özürlü kadeşim gibi, ben de
özürlü olmayı seçtim.
Engelli olmayı reddediyorum; Çünkü körlükten
kurtulmamın çaresi yoktur ama karşılaştığım engelleri aşmanın çaresi
olduğuna inanan ve bu yönde çaba göstererek normal yaşama kavuşmuş bir
insanım;.çünkü engelli sözcüğü ile elimi kolumu bağlamak, umutlarımı
söndürmek istemiyorum; çünkü mutluluğumuzun dışımızda engelleri aşmaya veya
yok etmeye bağlı olduğuna inanıyorum.
Gelin canlar bir olalım,
çalışıp çabalayıp
engellerden kurtulalım.
Gültekin YAZGAN
Av. Emekli Öğretmen
|